Etiket arşivi: Çocuklar

Merhaba Dünya

çocuklar hakkında her şeyArdaLara Net; Bir Sosyal Sorumluluk Projesidir. Çocuk, genç, ana-baba, özetle bu konuları önemseyen herkes için güncel ve aktüel konularda yazı yazılması, internet ve web dünyasındaki güncel bilgilerin aktarılmasını amaçlamaktadır.
Site; reklamsız, siyasetten uzak, sadece yaşamlarımızda bizler ve özellikle de başta geleceğimiz çocuklarımızın eğitilmesi ile onlarla bağlantılı tüm insanlar için gerekli bilgilerin sağlanmasına çaba gösterecektir.
Özetle hayatı paylaşacaktır…
Kuruluş amacında belirtilen hususlara uygun olarak ArdaLaraNet‘in geliştirilmesine devam edilmektedir.
Bu süreçte; paylaşılacak konular, kendilerinden yararlanılacak diğer internet siteleri, titizlikle ve büyük bir dikkatle incelenmektedir.
Böylece yayıma alınacak içeriklerde zararlı herhangi  bir uygulama vb. hususların yer almadığından emin olduktan sonra bu sitede kullanılmaktadır.
Özetle, güvenli ve güvenilir paylaşım yapılmasına hassasiyet gösterilmektedir.

Her Şeyi (Kategori-Yazı-Sayfa) Toplu Halde görmek İçin Tıklayın : Arşivler

Çocuklar İçin Sitedeki Uygulamalar :

Site ile ilgili daha fazla bilgi alınacak diğer yazı ve sayfalar :

Sponsor ve Destekleyen :

ArdaLara Net ‘in Sponsorluğunu Hasaka Blog  ve onun kurucusu
Hasan Sabri Kayaoğlu-Dedegi yapmaktadır.
– Kullanılan bazı içerik ve bağlantı linkleri, esas hedef olan ArdaLara Net‘in kurulması amacıyla, daha önce Hasaka Blog ‘da oluşturulmuştur.

 

 

Sigara İçen Çocuklar [Bilgi Grafiği]

Çocukların sigara içmeleri, sigaraya başlama yaşları vs. bilgilerini içeren bu bilgi grafiği, İngiltere için hazırlanmıştır. Ülkemizle nüfusu birbirine yakın bu ülkedeki istatistiklerle, ülkemizdekilerin yakın değerlerde olabilecekleri düşünülmektedir. Bilgi grafiğindeki başlıkların tercümesi de sunulmuştur.

[Infographic-Bilgi Grafiği] 



Sayfa, Hasan Sabri Kayaoğlu tarafından hazırlanmıştır…

Çocuklar: Türk Ailesinin Yeni Hakimleri Onlar

ailelerin-hakimi-çocuklarTürk kültürüne has davranışların incelendiği araştırma zincirinde bu kez ‘Türkiye’de çocuk olmak’ ele alındı… Sonuçlar çarpıcı! Türk aile yapısında çocuk, doğduğu andan itibaren ailenin karar alma mekanizmasına yön

veriyor. Avrupa’da ise çocuk, ailenin aldığı kararlara göre davranmak zorunda! 2012 yılı boyunca gündelik hayatın farklı alanlarına odaklanarak Türk kültürüne has davranışların, olaylara verilen tepkilerin ve bakış açılarının incelendiği ‘Türkiye’nin Aklını Okuyoruz’ araştırmasının  3. ayağının konu başlığı ‘Türkiye’de çocuk olmak’… Araştırmaya; Türkiye’de çocuk eğitimi ve ebeveynlik ilişkisi üstüne yazılmış makale, tez ve kitaplar incelenerek başlandı. Ardından 228 anaokulu öğrencisiyle görüşme yapıldı ve çocukların anneleriyle bir araya gelinerek, aynı konu uzman pedagoglar tarafından bir de onların ağzından dinlendi.
Araştırmadan elde edilen verilere göre, Türkiye’de çocuk olmak; ‘oyun oynamakta olan çocuğuna, oyunu bırakıp eve gelmesi için seslenen annenin yüksek perdeden buyurgan sesine’ veya ‘terlemiş mi diye bir anda çocuğun sırtından içeri giren teklifsiz anne eline’ aşina olmak demek… Bir kadın için çocuk sahibi olmak ise; hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı anlamına geliyor. Türk kadını anne olur olmaz, yepyeni bir ruh haline giriyor ve yaşam tarzını değiştiriyor. Bu nedenle, Türkiye’de anneler ne kadar ‘kutsal’ ise çocuklar da o kadar ‘dokunulmaz’lar.

Türkiye’nin aksine, Batılı toplumlarda çocuk bir birey kabul ediliyor ve hayat, ‘küçük insan’ın aileye katılımıyla olağan seyrinde devam ediyor. Bu yapı içinde çocuklarla yeri geldiğinde tartışarak, yeri geldiğinde konuşarak pazarlık ediliyor. Bu nedenle çocuk ailenin sosyal hayatının devamlılığı için engel oluşturmuyor. Biz Türkler ise yanlarında çocuklarıyla dağ yürüyüşlerine giden ya da müzik festivallerine katılan yabancıları garipsiyoruz. Çünkü Türkiye’de, çocuk -özellikle yüksek eğitim ve gelir seviyesindeki aileler için- daha doğmadan hayatın merkezine oturuyor.
2010 yılı verilerine göre nüfusun yüzde 10’unu oluşturan, 3-7 yaş arası çocukların Türk tüketicisi üzerindeki etkileri saymakla bitmiyor. Bu yaş aralığındaki çocukların tüketim alışkanlıklarını inceleyen gelişim psikolojisi uzmanları Valkenburg ve Cantor’a göre çocuk gelişiminde bu aralık ‘sürekli isteme ve pazarlık etme’ davranışıyla belirleniyor ve isteği karşılanmayan çocuk ebeveynleriyle çatışmaya başlıyor. Çatışma ise hep çocuğun zaferiyle sonuçlanıyor.

Çocuğa sınır koymak! Ama nasıl?
Yazıda bahsi geçen araştırmadan da anlaşılacağı gibi, bizler ‘çocukerkil’ aileler olma yolunda ilerlemekteyiz. Çocuklarımız bizi parmağında oynatıyor; biz çocuklarımızı değil, onlar bizi yönetiyor. Çocuk, anne babasını model alan, onu taklitle öğrenen, kurallara ihtiyaç duyan ve en önemlisi de büyüme ve gelişmesi 20’li yaşların ortasına kadar süren bir varlık. Yani gelişimi ve dolayısıyla da kendine yeterliliği bu vakte kadar tam değil.
Uzmanlar, ’14 yaşına kadar çocukların yöneticisi…
Akşam Gazetesi Yazarı Hülya Yıldırım‘ın yazısının  …Devamını Oku…

Hülya Yıldırım’ın Çocuk gelişimi, sağlığı, aileler ile çocuklarının ilişkileri vb. konulardaki yazılarının tamamını buradan izleyip, okuyabilirsiniz…

Yazı; Hasan Sabri Kayaoğlu tarafından hazırlanmıştır.

Şiddet Gören Çocuklar da Şiddet Uyguluyor

Şiddet gören erkek çocuk eşine de uyguluyor!
Çocukluğunda fiziksel ya da psikolojik şiddete maruz kalanlar, evlendiğinde eşine de aynı şiddeti uyguluyor. Prof. Dr. Aytekin Sır, şiddetin kodlarının çocukların genlerine adeta işlendiğini belirterek, sorunlarını diyalog ve ikna ile çözemeyenlerin şiddete başvurduğunu söylüyor. Dicle

Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aytekin Sır, çocukluğunda şiddete maruz kalanların gelecekte şiddet uygulayan kişiler olarak rol değiştirdiğini ifade ediyor. Küçük yaşta şiddetle tanışan çocuklarda ‘kuvvetli olursam kimse zarar veremez’ anlayışının geliştiğini kaydeden Sır, çocuklara şiddet kodlarının işlendiğini söylüyor. Sır, yapılan bir hatayı asgari düzeye indirmek amacıyla tokat ve dayak atmanın zamanla genlere işlediğini kaydediyor.

Sorunları çözme konusunda çocuklara akılcı ve rasyonel yolların öğretilmesini tavsiye eden Prof. Dr. Sır, “Çocuğa çok sinirlendiğiniz zaman bile farklı çözüm yolları üretebilmelisiniz, ikna edebilmeli ve bu şartlarla diyaloglar kurmalısınız. Çocuk, sorunları çözmek için şiddet yerine akılcı yolları deneyecektir. Bu olmadığında küçük yaşta şiddet başlıyor ve daha sonraki yıllarda kendini gösterebiliyor.” diyor. Yapılan bir araştırmada eşine şiddet uygulayanların yüzde…Devamını Oku

Sayfa, Hasan Sabri Kayaoğlu tarafından hazırlanmıştır…